“Sigortacılık Bir Meslek Değil, Sorumluluktur”
Koray Özçelik ile Sigorta Sektörü Üzerine Röportaj.
1. Koray Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Sigorta sektörüne giriş hikâyeniz nasıl başladı?
Elbette, 1975 yılında babamın Kütahya'da Toprak Komisyonunda çalıştığı dönemde doğmuşum. Yaz tatillerinde çıraklık yapan bir gençtim. Eğitim hayatımda yabancı dil öğrenmemde babamın ileri görüşlülüğü sayesinde turistik yerlerde çalışarak pekiştirme ve anadil seviyesinde öğrenme fırsatım oldu. Daha sonra vakıf anlayışı ve topluma hizmeti benimsedim. Tiyatro severim. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri mezunuyum. Vatan borcu askerliği yaptıktan sonra “Memleketini en çok seven işini en iyi yapandır” mottosuyla insanların tırnaklarıyla kazıyarak biriktirdiği en ufak kazanımlarını maddi açıdan karşılayabilir şekilde yerine koymayı olanak sağlayan riskleri üstünüzden alan, hayatı sağlıklı, emeği güvence altına almaya çalışan bir sektörü gördüm ve bunun ne kadar önemli olduğunu anladım. Bu bilinçle sigortacılığı meslek edindim. Bu bir meslekten öte sorumluluğa dönüştü, bir göreve dönüştü, bir misyona dönüştü. Böylece bu sektöre adım attım.
2. Özçelik Sigorta'nın kuruluş sürecinden bahseder misiniz? Bu markayı Akşehir'de konumlandırırken hedefleriniz nelerdi?
Öncelikle temel hedefim Akşehir’de güvenin ve bilgiye dayalı herkesin kapısını rahatlıkla çalabileceği bir sigorta danışmanı olmaktı. Sadece poliçe satmak değildi amaç; doğru zamanda doğru çözümü sunan bir danışmanlık merkezi olmayı hedefledim. Bilgi konusunda eksiğimiz olmamalıydı, yeni her şeyi öğrenmeli ve gelen sorulara en kısa sürede de cevap vermemiz gerekirdi. Bu hedefleri başardığımızı düşünüyorum. Çünkü “en ucuz olarak değil de en doğru kişi olmayı bilse bilse Koray Özçelik bilir” olarak tanımlanıyoruz. Bilgi ve tecrübelerimize de bunun yanında aracılık, dış ticaret, pazarlama, danışmanlık hizmetleri gibi müşterimizin bizden ısrarla talep etmeleri sebebiyle başladığımız faaliyet danışmanlığı yerlerimiz de oldu. Akşehir’de bu şekilde konumlandırdım, tam olarak doğru yer olmalıydık.
3. Sigorta sektörü son yıllarda özellikle bireysel kullanıcılar tarafından daha fazla önemsenmeye başladı. Sizin gözünüzden Akşehir'de sigorta bilinci ne durumda?
Son yıllarda bir gelişme var. Acentelik kavramı farklı, sanal alemde olması farklı. İnsanlar artık sigortanın bir zorunluluk belgesi, ceza yemeyi engelleyen bir belge değil de ailelerini, işlerini koruyan bir güven mekanizması olduğunun daha fazla farkında. Verilen paranın, kapsadığı teminatlar yanında ne kadar az bir rakama denk geldiğini fark ediyorlar, duyuyorlar, hukuksal sorumluluğun farkına varıyorlar. Başka biri yaşayandan bunu öğrenmeleri daha olası oluyor. Bilinç yükseliyor ama hâlâ doğru ve güvenilir bilgilendirmeye ihtiyaç var. Bu noktada biraz sıkıntı var. Doğru kaynakları bulma konusunda çaba sarf etmeleri gerekiyor. Biz en kolayıyız.
4. Akşehir özelinde en çok tercih edilen sigorta türleri hangileri? İlçeye özgü farklı eğilimler var mı?
Bunu belki de Türkiye’deki tüm ilçeler için tanımlayabiliriz. Trafik ve DASK (Doğal Afet Sigortalar Kurumu) zorunlu poliçe grubundan olduğu için malum Karayolları Mali Sorumluluk Poliçesi; bunun yanında konut ve kaskoda kredili alımların getirdiği bir alışkanlık sebebiyle alışılmış insanlar var. Bunun yanında çiftçilerimizin biraz zorunlu, biraz destekleme maksadıyla yaptırmak zorunda oldukları TARSİM poliçeleri. Bu konuda yalnız bankaların rekabet kurallarını hiçe sayarak ciddi bir kırılım yaptıklarını söyleyebilirim, acenteleri çok zor durumda bırakıyorlar. Son dönemde de sağlık sigortalarına yönelik ilginin artışı söz konusu. Akşehir’de insanlar bütçelerine uygun, net ve açıklayıcı poliçeleri tercih ediyorlar. Eğer bütçelerine uygunsa ve anlayabilmişlerse almaktan kaçınmıyorlar. O bilinç var. Sadece bizim izah etmemize zaman tanımaları gerekiyor. Çünkü detay var. Detaylı bilgiye sahip olduklarında, mesela bir ferdi kaza, ihtiyari mali mesuliyet, asistans gibi hizmetlerin poliçelerde ne olduğunu kavradıklarında alma ihtimalleri artıyor. Doğru bilgiyle daha güzel yol alıyorlar.
5. Müşterilerinizle kurduğunuz güven ilişkisi oldukça biliniyor. Sizce iyi bir sigortacının en önemli özellikleri nelerdir?
Dürüstlük, ahlak… İlk kelime bence ahlak olmalı. Yani bunun iş ahlakı da bir ahlak türüdür. Ahlaklı olmak lazım, hayatın her alanında ahlaklı olmak lazım. Bunun içerisine zaten dürüstlüğü koyabiliriz. Ulaşılabilirlik… Bizim telefonlarımız mesela 7/24 açıktır. Sanal alemde varız. Telefonlarımız ona uygundur. İletişim kanallarımızı ona uygun seçeriz, bir şeyin en iyisini almaya çalışırız. Diğeri de netlik. Söyledikleriniz net olacak, anlaşılabilir olacak. Evet, biraz zamana ihtiyacımız var, müşterilerimizden onu istiyoruz. Biraz zaman ayırmaları lazım anlayabilmeleri için veya bizim çalışıp onlara doğruyu sunabilmemiz için. Sigortacılık boyacı küpü değil, biraz zaman lazım. Bandırıp çıkarmıyoruz. Bir sigortacı müşterisine poliçenin sadece iyi yönlerini değil aynı zamanda riskleri ve sınırları da anlatması lazım. “Her şey dahil” bir poliçe mantığıyla bakıldığında bunun gerçek olmadığını biz zaman verirlerse müşterilerimize anlatıyoruz. Her şey dahil bir poliçe olamaz. Bazı riskler vardır, sigorta şirketi bunu kabul eder; karşılığında bir bedel belirler ve böylelikle üstüne devralır. Limitsiz, sınırsız teminat veren bazı poliçeler var ama orada bile ulaşılması çok güç olan bir rakam mutlaka konur. Örnek veriyorum; İhtiyari Mali Mesuliyet poliçelerinde sınırsız dediğimiz poliçelerdeki limit 99.999.999 TL’dir. Ama bir limit mutlaka konulmak zorundadır. O limite ulaşılması çok olası olmadığı için limitsiz diye geçer. Şeffaf olmakta; “poliçenin üzerinde yazıyor” noktasında malum müşterilerimiz okumuyorlar, toplumumuzun okumadığı gibi. “Ben seni bilirim Koray” derler. Biz de onlara sektörün sunduğu en iyi poliçe bu; biz bir şey çıkarmıyoruz, eksiltmiyoruz ya da düşürmek için bir hata yapmıyoruz deriz.
6. Sigorta sektöründe dijitalleşme hızla artıyor. Özçelik Sigorta olarak dijital çözümleri nasıl kullanıyorsunuz?
Artık birçok işlemimizi online olarak yapıyoruz. Poliçe üretimimiz eskiden daktiloyla hatta el yazısıyla başladı. 1994 senesinde, unutmuyorum, 9 Kasım 1994, İnceler İş Hanı 1. kat No: 99’da ilk poliçemizi kestiğimizde mobilyalarımız bile yoktu. Yerde el yazısıyla kestik poliçeyi. Sonrasında daktilo, sonrasında elektrikli daktilo, sonrasında bilgisayar-yazıcı ve şimdi internet ortamında neredeyse poliçeye bile A4 kağıdına çıktı almaya gerek kalmaz vaziyetteyiz. Son derece dijitalleştiğimizi kanaatindeyim. Bunun haricinde müşterimizin poliçelerini WhatsApp üzerinden bile gönderiyoruz. Mail atmanın bile ötesine geçtik. Hatta geçtiğimiz günlerde bir müşterim bize Instagram üzerinden ulaştı. Sosyal medya kanallarında da açığız. Dijital ortamları takip ediyoruz ancak siz de takdir edersiniz ki hepsine yetişmek mümkün değil. “Blue Sky” çıktı, evet haberdarız ancak orada kaç müşterimiz var? Şu an için yok. Ama o kanalda bile varız. Koray Özçelik olarak birçok kanalda varım. Ulaşılabilir bir noktadayım. Ama hiçbir şeyin yüz yüze iletişimin yerini almasına izin vermiyoruz; illaki müşterimin ziyaretini sağlayarak ikisini dengelemeye çalışıyoruz. Bize biraz zaman ayrılması gerekiyor. Daha önce de bahsettiğim gibi bizim konularımız biraz detaylı konular, her gün yeni bir gelişme söz konusu. Onun için de bize zaman ayrılması gerekiyor ki gelişmelerden haberdar edelim. Hukuksal konularda ne değişiklikler oluyor? Misal, Türkiye Borçlar Kanunu’na devredildi bu ev ve kiracı konuları, eskisi gibi değil. Bu tip detaylarda müşterimize bilgi vermemiz için zamana ihtiyacımız var. Zamanla anlatabiliyorsunuz çünkü bir cümlede her şeyi anlatmak mümkün değil. Ziyaretlerde çay-kahve ikramımız oluyor. Sohbet ortamında bilgiyi öğrensinler istiyoruz. Poliçeyi bizden kestirmeleri önemli değil, biz o noktadayız. Doğru bilgiye ulaşsınlar, istedikleri yerden hizmet alabilirler.
7. Akşehir'de hizmet verirken karşılaştığınız en ilginç veya unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?
İsimleri saklı tutmak zorundayım ama şöyle bir şey yaşadık: Çok büyük bir yangının ardından işletmenin ailesinden bir bireyin “Koray, biz mahvolduk, bittik, bir daha asla eskisi gibi olmayacak” dediği noktada, “Hayır, eskisinden daha güçlü olacaksınız. Hatalarınızı daha ucuza düzeltmeniz mümkün değildi. Bunu Ford da söylemişti fabrikası yandığında” dedim. O işletme hâlâ ayakta, hâlâ gururlu bir şekilde büyümeye devam ediyor ve hâlâ eskisinden daha iyi, ileriye dönük atılım yaparak yürümeye devam ediyor. Sigortalılık böyle bir şey. Bu unutulmaz bir andı benim için. Tabii ki birçok şey yaşadık. 1994’ten bu güne 31 sene geçti. Yaşanan komik şeyler de var tabii ama önemli olan sonuçta hep mutlu olmak, mutlu kalabilmek. Müşterilerimizle birlikte mutlu kalabilmek.
8. Sigorta poliçesi yaptırmak isteyen fakat nereden başlayacağını bilmeyen vatandaşlara hangi temel tavsiyeleri verirsiniz?
Bu çok önemli bir soru. Bunun yine dediğim gibi zamana ihtiyaç var. Şöyle: Bir sürü branş var. Sigorta yaptırmak isteyen ne sigortası yaptırmak istiyor, hangi riskleri devretmek istiyor? Önce bunun bilincinin oluşması gerekiyor. Kişi hangi risklere sahip olduğunun farkında olmalı. Farkında değilse de bunu ortak bir şekilde çözebiliriz. Ama bize zaman ayırması gerekiyor. Öncelikle neyi güvence altına almak istiyor? Çok basit: evi, arabası, sağlığı diye sınıflandırabiliriz. Bu noktada en başa dönüyoruz: Güvenilir ve bilgili, şeffaf olan, net olan bir acenteyle bu bilgileri paylaşmaları gerekiyor. Öncelikle bunu netleştirmeleri lazım. İmza atmadan önce anlamadıkları hiçbir maddeyi geçmesinler. Sigorta poliçesi bir tür sözleşmedir, iki tarafı da bağlar. Acenteler sadece bu poliçeye aracılık yaparlar. Bizim görevimiz vatandaşın aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak. Kafasında soru işareti olmadan bir şeyleri kabul edip imza atmalılar. Peşin hükümlü olmamalılar. Aynı poliçenin tekrarını yaptırıyorlarsa da değişen bir şey olup olmadığını kontrol ettirmeliler. Başlangıç: güvenilir ve doğru bir acente. Sonrasında bilgi birikimi, sonrasında analiz yeteneğiyle kendi risklerinin ne olduğunu bilmeleri lazım. Buna özelde başka bir cevap vereyim: Müşterilerimize tavsiyemdir. Kasko konusu zorunlu bir branş olmadığı için eğer araç kredili değilse, aracınızı yaptırmak istediğiniz servisin anlaşmalı olduğu sigorta şirketlerinden birini tercih etmeleri ufak bir tüyo olarak bu sorunun cevabı olabilir.
9. Özçelik Sigorta olarak önümüzdeki dönemde büyüme, yenilik veya sosyal projeler anlamında planladığınız çalışmalar var mı?
Hizmet alanındaki çeşitliliğimizi artırmak bizim müşterilerimizin bize dayattığı, ısrarla talep ettiği bir konu haline geldi. Bu noktada hizmet çözümlerimizi farklılaştıracağız. Farklı çözümler sunmak için de dijital çözümlerden yararlanıyoruz. Yapay destek, yapay zeka da kullanıyoruz. Müşterilerim adına aldığım sigorta poliçelerinin tekliflerini kıyaslayıp onlar arasındaki analiz sonuçlarımı da müşterilerimle paylaşıyorum. Bu noktada yakın geçmişte Ticaret Odasında da buna benzer çalışmaları başlattığımızı söyleyebilirim. Sigorta sektörü içerisindeki eksik teminatları sigorta şirketlerine bildirerek vatandaşların mağdur olmaması adına hizmet olarak sunulmasını, yeni bir poliçe çıkarılmasını istiyoruz. Buna örnek de: Kaza sonucu kişi aracını kullanamadığı dönem için hak mahrumiyetine uğramış oluyor. Hak mahrumiyetini ödeyen, bu teminatı sağlayan bir poliçe henüz yok sektörde. Özellikle yazışmalarımla bunu sigorta şirketlerine bildirdim. Dövize dayalı poliçelerin yanında devletimizin geliştirdiği altın sertifikası bazlı poliçeyi de talep olarak özellikle katılım sigortacılığına yine genel müdürlüklerine yazıp bildirdim. Bir rapor olarak sundum. Sektöre yön vermek değil de katkı sağlamaya çalışıyorum.
10. Özçelik Sigorta’ya erişmek için neler yapılmalıdır?
Kapımız her daim açık. İş yerimiz Akşehir’in en bilinen yerinde. İnceler Çarşısı’nın arka sokağı, Şekerbank’ın arkası olarak tanımlanır. Urfa Sofrası’nın çapraz karşısındayız, zemin kattayız, giriş kattayız, yürüme mesafesindeyiz. Web sayfasından ulaşılabiliriz. Sosyal medyada Özçelik Sigorta olarak ulaşılabiliriz. Cep telefonlarımız 7/24 açıktır. Şahsi telefonum bile iş yerimizin tabelasında yer alır. Numaramız gizli değildir. +90 332 812 46 14, +90 532 352 95 84 numaralarından ulaşılabiliriz. Ulaşılabilir her noktada cevap veririz.
11. Son olarak, Akşehir halkına ve Aktualite Tarih, Kültür ve Haber Dergisi okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Bilenler bilir, bilmeyenlerin de merakı olsun. Akşehir’de malum bir anıtımız, bir meydanımız var. Orada Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bir büstü var. 1. Nasreddin Hoca Festivali ile açılmıştı 1960’lı yıllarda. Akşehir Kültür, Sağlık, Eğitim Vakfı var; onun yanında Akşehir Akademisi Vakfı var. Bu vakıflar Akşehir’i kültür bazında destekledikleri için, bu memleketin temelinde kültür de olduğu için o yazıyı da dikkate alıp gidip baksınlar isterim. Ben söylemeyeceğim. Kültür, her şeyde ve her koşulda karşımıza çıkan bir değer. Onu oluşturabildiğiniz zaman; misal sigortacılık içinde bir kültür oluşturduğunuzda insanlar ne almak istediğini ve ne istediğini bilirler. Ona göre sunulanı değerlendirebilirler. Bunun sigortacılık bilinci veya sigortacılık kültürü oluşmuş diye tanımlarız. Şehircilik kültürü, halk kültürü, eğlence kültürü… Bunu her yere yayabilirsiniz çünkü kültür, bir şeyin alınıp geliştirilmesiyle oluşabilecek; olumsuzluklardan arındırılmış bir detaydır. Bunu laboratuvarda bile bir kültür aldığınızda, kötü özelliklerini arındırmaya çalışıp en iyi kısımlarını ortaya çıkarmayı sağlarsınız. Kültür böyle bir şey. Bu noktada Akşehir’de var olmak zor çünkü gelişmiş bir kültür seviyesi var. Umarım bu artarak devam eder. Halkımızın iyiye değer verdiğini biliyoruz. Ama iyileştirmek adına çaba sarf etmediğini de biliyoruz. Maalesef durum bundan ibaret. Bir yerden bir şey satın almak; o yere destek vermek demektir; o yerin gelişmesini, var olmasını istemektir. Bunun fark edilmesi lazım. Herhangi bir noktada kötüyü tercih ettiğinizde veya ucuzu tercih ettiğinizde bireysel manada bir kazanç sağlarsınız ancak uzun dönemli zarar içerisindesinizdir. Çünkü kötünün var olup devam etmesine olanak sağlamış olursunuz. Aktualite’ye gelince; yeni bir nefes, yeni bir ses, yeni bir kültür ve yayınlarınızda sadece Akşehir ve Akşehir tabanlı bir kültürü benimsiyorsunuz. Bu çok hoş, öznel davranıyorsunuz, yenilikçi davranıyorsunuz. Bu da çok farklı. Umarım başarılarınız artarak devam eder.
Bizi kırmayarak değerli vaktini ayıran Sayın Koray Özçelik’e teşekkür ederiz.
