Akşehir’in Kurtuluşuna İthaf

24 Ağustos… Akşehir’in kalbine nakşedilmiş, tarihin en onurlu günlerinden biri.

Akşehir’in Kurtuluşuna İthaf

Bu topraklar, yalnızca bir şehir değil; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, bir milletin kaderinin yeniden yazıldığı kutlu bir mekândır.

Sakarya’nın ardından Batı Cephesi Karargâhı Akşehir’de kurulduğunda, bu şehir adeta Anadolu’nun kalbi olmuştu. 

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları burada sabahlara kadar süren toplantılarda milletin geleceğini planladı. 

Dualar, umutlar ve inanç; her sokaktan, her evden ordunun yoluna karıştı.

24 Ağustos 1922 sabahı… Akşehir’den Afyon’a doğru sessiz ama inanç dolu bir yürüyüş başladı. 

İşte o yürüyüş, 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz’un ateşini yaktı ve zaferle sonuçlanarak İzmir’de dalgalanan bayrağa dönüştü.

Bugün, Akşehir’in kurtuluşunu anarken yalnızca bir şehrin özgürlüğünü değil; bağımsızlık uğruna topyekûn ayağa kalkan bir milletin direnişini, sabrını ve cesaretini hatırlıyoruz.

Ey Akşehir! Senin sokakların yalnızca taşlardan, evlerin yalnızca duvarlardan ibaret değildir. Sen, tarihin yazıldığı deftersin; sen, milletin bağımsızlık türküsüsün.

24 Ağustos, senin Onur günün…

24 Ağustos, milletin yeniden doğduğu gündür.

Ne mutlu ki, bizlere bu toprakların mirasını emanet eden kahramanlarımız var. Aziz şehitlerimizi, gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.